|
AKP Grup Başkan Vekili Faruk Çelik imzası ile gündeme gelen, Maden Kanunu’nda değişiklik yapılması konusundaki kanun teklifi ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. AGÜB olarak değişiklik teklifi incelenmiş ve teklifin yasalaşması halinde mevcut Maden Yasası içinde, yeniden Taşocakları Nizamnamesine dönüş yapılacağı görülmüş ve konu ile ilgili girişimlere başlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle AGÜB bünyesinde konu tartışılmış, ortaya çıkan görüşler diğer sektör temsilcileri ile değerlendirilerek ortak görüş oluşturulmuştur. Ardından 31.05.2006 tarihinde konunun görüşüleceği TBMM Sanayi Komisyonu’ndaki toplantıya katılınarak, AGÜB görüşü komisyon üyelerine iletilmiştir. (Ek.1)(Ek.2) Ardından tek tek komisyon başkanı ve üyeleri ile görüşülerek söz konusu değişikliğin teknik anlamda ciddi sıkıntılar doğuracağı ve bu değişikliğe gerek olmadığı anlatılmıştır. Konu ile ilgili sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile yapılan toplantılarda ortak görüş oluşturularak ilgili komisyonlara ekteki (Ek.3) sonuç bildirgeleri sunulmuş, bir dizi toplantı yapılarak bu değişiklikte ısrarcı olunması halinde, genel olarak sektörün de üzerinde mutabık kaldığı bir taslak oluşturma çalışmaları başlatılmıştır. Agrega üretim sektörünü yakından ilgilendiren bu değişiklik çalışmalarını yakından takip ederek, AGÜB olarak sektörümüz adına gereken çalışmaları yapmaktayız. |
|
KONU İLE İLGİLİ KOMİSYONLARA AGÜB GÖRÜŞÜ OLARAK VERDİĞİMİZ YAZILI AÇIKLAMALAR AŞAĞIDA BİLGİLERİNİZE SUNULMUŞTUR. |
|
Görüş:
1
Tarih : 31 Mayıs 2006 T.B.M.M. SANAYİ, TİCARET, ENERJİ TABİİ KAYNAKLAR, BİLİM VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA Bilindiği üzere 05/06/2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5177 sayılı Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun ile, 1985 yılından beri yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu değiştirilmiştir. Devrim niteliği taşıyan söz konusu değişiklikte temel yaklaşım; 1900’lü yıllardan kalma taşocakları Nizamnamesinin yürürlükten kaldırılarak “Tüm maden kaynaklarının ruhsat, kontrol ve denetiminin tek bir merciden” sağlanması olmuştur. Farklı bölgelerdeki farklı uygulamalar ile yüzlerce hukuki çözümsüzlüğü de ortadan kaldırabilecek, 5177 sayılı yeni yasa ile;
gibi önemli iyileştirmeler amaçlanmıştır. Ayrıca sektörün hemen her kesiminin dahil edildiği uzun süreli hazırlık dönemi sonrasında, büyük ölçekte bir mutabakatla gerçekleştirilen yasa değişikliği ile; ruhsatlandırma, izleme ve denetleme tam anlamıyla keyfi tasarruf ve uygulamalardan kurtarılarak, konusunun uzmanı ve kadrolarıyla sorumlu merciye bırakılmaktadır. Bu doğrultuda Maden İşleri Genel Müdürlüğü; tüm çalışmalarını tamamlamış, gerekli düzenlemeler ve yapılanmalar gerçekleştirilmiş, kanun kapsamına alınan ruhsatların adaptasyonları büyük ölçüde tamamlanarak, sektör yeni kanun uyarınca çalışmalarını sürdürmektedir. Ancak kanun’un 16.maddesinin 2. ve 7. fıkralarında teklif edilen değişikliğin Meclis gündemine gelmesi ve bu değişikliğin yapılması halinde, ilgili kanun’da geri dönüş ile, Taş Ocakları Nizamnamesi Maden Kanunu içinde yeniden hayat bulacak ve madenlerin Tek kanun – Tek merci’den ruhsatlandırma, üretim ve denetlenmesi amacı tamamen ortadan kalkacaktır. Böyle bir yasa teklifinin gerekçesi son derece önemlidir. Söz konusu gerekçeler valilik ve özel idarelerin yetki ve gelir kaybı ise, halihazırda işletme izinlerinin en önemli ayağı olan “Gayrı Sıhhi Müessese Ruhsatı” ve “İşyeri Açma İzni”ni veren merci olması ve yürürlükte olan yasa uyarınca devlet hakkı ödemeleri ile eskisinden çok daha fazla ve sürekli gelire sahip olması dikkate alındığında böyle bir gerekçeden söz etmek mümkün değildir. Ruhsat hakları ve güvencesi; madenciliğin üretim aşamalarından başlayarak, üretim sonrası kullanılmış alanların rehabilitasyonuna kadar uzanan süreçte yapılması gereken zorunlu yatırımlar açısından da son derece önemlidir. Özellikle büyük yatırımlar ile kurulan maden işletmeleri için, finansman ve geri dönüş hesaplamalarında, ruhsat süreleri ve güvencesi en belirleyici faktörlerin başında gelmektedir. Teklif edilen değişiklikle yapılacak ihaleler; verilecek ruhsat sürelerini kısaltacak, bu da sektöre yatırım yapacak ciddi yatırımcıları sektörden uzaklaştıracak ve devletin önemli ölçüde gelir kaybına yol açacaktır. Bilimsel ve teknik kriterlerle, herhangi bir madencilik yatırımının fizibilitesinde yatırımın geri dönüş süresinin ortalama 15 yıl olduğu düşünüldüğünde, bu sektörde bilimsel ve teknik açıdan çevreye duyarlı projelendirilmiş yatırımların da yapılması olanağı ortadan kalkacaktır. Söz konusu değişiklikle, mıcır, kaba inşaat ve yol malzemesi gibi alt yapı ve inşaat sektörünün en önemli malzemelerine ilişkin ruhsatlara ve ruhsat taleplerine, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde uygulanan proje inceleme, kayıt, takip, kontrol ve denetim sisteminin; yeterli uzman ve teknik kadrolardan yoksun Özel İdareler tarafından yürütülmesi, bugünkü yapısıyla zor hatta imkansızdır. Yapılan değişiklik teklifinin gerçekleşmesi halinde; üzerinden henüz iki yıl geçmeden tüm bu çalışmalar bir kenara bırakılarak bir anlamda eski mevzuata geri dönüş, içinden çıkılması güç sorunlar ortaya çıkaracaktır. Her değişiklik ile kazanılan müktesep haklar yeni sorunları yeni davaları peşinden getirecektir. Sektörün içinde yer alan tüm kurum ve kuruluşların asgari müşterekle birleşerek yoğun tartışmaları sonucu ortaya çıkan yeni yasanın; uygulama sürecine girmesinden kısa bir süre sonra, sektör bileşenlerinden gelen ortak bir talep olmamasına rağmen, ilgili yasada böyle bir değişikliğin gerekçesi anlaşılamamaktadır. Madencilik alanında üretim, istihdam ve katma değer yaratan bir sektörün gerçek temsilcileri olarak, gündeme gelen yasa değişikliğinin, bilimsel ve teknik kriterler ile merkezi otoritenin yetkilerine karşı çıkış, mevcut yasaları delme veya kişisel rantlar sağlama amacı taşımıyor ise; bu değişikliğin nedenini anlamak mümkün gözükmemektedir. Her platformda, ulusal madencilik ve katkıları için, sektörün ortak çıkarları doğrultusunda, doğruları tartışmak ve doğru sonuçlara ulaşmak üzere mücadelemizi sürdürmeye kararlılığımızı belirterek, ülke madenciliği yararına görüşlerimizin değerlendirilmesi dilekleriyle, saygılar sunarız. Cüneyt ERTUĞRUL
Agrega
Üreticileri Birliği
|
|
Görüş: 2
Tarih : 07 Haziran 2006 T.B.M.M. SANAYİ, TİCARET, ENERJİ TABİİ KAYNAKLAR, BİLİM VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA 3213 Sayılı Maden Kanununda yapılması istenen değişikliğin tümüyle agrega üretim sektörünü yakından ilgilendirmesi nedeniyle, konuya ilişkin öneri ve itirazlarımızın dikkate alınması son derece önemlidir. 5177 sayılı kanunla değiştirilen mevcut Maden kanununda yapılan değişikliklerin henüz tam anlamıyla hayata geçmesine çalışılır, ve gerek Maden İşleri Genel Müdürlüğü gerekse sektör, bu doğrultuda uğraş verirken öncelikle bu değişiklik gerekçesine bir anlam verilmiş değildir. Hatırlanacağı üzere 5177 sayılı kanunla “taşocaklarının” ruhsatlandırma işinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tasarrufuna verilmesinin tüm kesimlerce uygun bulunan ve takdir edilen ana gerekçesi, bu ruhsatlandırmanın bir standarda kavuşması ve ocakların işletilmesi sırasında denetimin ve kontrolün gerektiği gibi yapılabilmesi idi. Kanunun çıkışından bu yana henüz iki yıl kadar geçmesine rağmen bu değişiklik talebinin olması için mezkur ve diğer gerekçelerde ne değişiklikler olmuştur? Bu yasa değişikliğinin gerekçesi net olarak ifade edildiği taktirde daha kolay çözüm sağlanacağı bir gerçektir. Sadece 16. Madde için teklif edilen değişikliğe itirazımız bu tasarı için de geçerlidir. Özellikle yaşanan sıkıntılar göz önüne alınarak 5177 sayılı kanun ile Maden Kanunu kapsamına alınan agrega üretimi, yapılmak istenen değişiklikle tekrar madencilikten sayılmayan bir faaliyet haline getirilmek istenmektedir. Bu da bir anlamda Maden Kanunu içinde Taşocakları Nizamnamesi zihniyetine geri dönüş olacaktır. Ne yazıktır ki, ülkemizde taşocakçılık faaliyeti bu güne kadar ( taşçı-mıcırcı vb.) gibi düşük profilli adlandırmalarla tanımlandırılmıştır. Bu faaliyeti gösteren kişilerin “Allah’ın taşını kırıp” avuç dolusu paralarla sattıkları sanılmıştır. Bundan dolayı da mülga Taşocakları Nizamnamesine göre özel idarelerce ruhsatlandırma yapılırken “vurun abalıya” zihniyetiyle hiçbir standardı olmayan resmi rüsum “ve zorunlu” bağış adı altında yüksek meblağlar talep edilmiştir. 5177 sayılı yasa değişikliği ile bu durumun sona erdiği düşünülürken söz konusu değişiklik gereksinimi anlaşılamamıştır. Burada amaç İl Özel İdarelerinin ve belediyelerin gelirlerini artırmaksa, mevcut yasada zaten, agrega sektörü için yapılan üretim üzerinden ödenen Devlet Hakkı, diğer grupların iki katı olarak alınmaktadır. Diğer yandan İl Özel İdareleri eskiden sadece taşocaklarından gelir elde ederken mevcut yasadaki değişiklikle tüm ruhsat gruplarından devlet hakkı ödemesi alır hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu yasa değişikliği için bu gerekçe pek doğru değildir. Bu değişiklikle amaçlanan, yerel makamların yetkilerini artırmak ise, zaten bu makamların işyeri açma (GSM) ruhsatlarında teknik imkanları dahi zorlayan yetkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gerekçe de pek geçerli görünmemektedir. Her şeyden önce kullanım amacına bakılması ve buna göre farklı bir grupta değerlendirilecek olması (Madde1) kanunun temeline ve yapısına ters düşmektedir. Örneğin; özel amaçlı ağır beton üretiminde kullanılan barit yada yine özel amaçlı hafif beton üretiminde kullanılan perlit bu durumda hangi grupta değerlendirilecektir. Yine “mıcır” yada dünyaca kabul edilen teknik adıyla agrega üretimi sırasında elde edilebilen filtre tozu, tavuk yeminden çimento katkısına kadar değişik alanlarda kullanılabilmektedir. Filtre tesisi kullanan ve filler malzeme üreten agrega işletmesi hangi grupta yer alacaktır. Daha önce verilmiş II.Grup ruhsatlar ile bu kanun taslağının yasalaşması halinde verilecek II(a) grup ruhsatlar için aynı üretim konusu için farklı mevzuat ve devlet hakkı ödeme nedenleri ile haksız rekabet ortamı oluşturacaktır. Şimdiye kadar müktesep haklar ve bunlardan kaynaklanan uygulama sıkıntılarına yenileri de eklenecektir. Madde 8 de ise yeniden bir eskiye dönüş getirilmek istenmektedir. 5177 sayılı kanunla değiştirilen Maden Yasası açık ve son derece kesin bir ifade ile “Hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için kira, ecrimisil alınmaz” derken, söz konusu değişiklikle kira alınması getirilmek istenmektedir. Uygulama yönetmeliği değişmediğine göre Devlet Hakkı ödemesi alınan bir işletmeden ayrıca hazine arazisi için kira talep edilecektir. Bu da bir koyundan iki post çıkartma zihniyetine yeniden dönüş demektir. AGÜB olarak kiralama zihniyetinin geri getirilmesine şiddetle karşıyız. Şayet bu karşı görüşümüz dikkate alınmayacak ise, kiralama yapılacak devlet arazilerinin kiralama esaslarının yeniden açıklığa kavuşturulması gerektiğine inanmaktayız. Şöyle ki, ruhsat sahibinin kiralama talebine hazinenin olumsuz yanıt verme yetkisi olacak mıdır? Kiralama iznine olumsuz yaklaşılması halinde ruhsat işlemez hale gelebilecektir. Dolayısıyla ruhsat almak hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Kiralamaya olumlu cevap verilirse, kiralama bedeli neye göre hesaplanacaktır. Pazarlık usulü ile yapılan bir kiralama işlemi ruhsat sahibini mesnetsiz yüksek meblağlar ödemeye zorlamak demektir. Bu kira bedellerine, örneğin; orman arazilerinin kiralama bedellerinin %10-20 gibi oranlarını geçmeyecek şekilde sınırlandırma getirmek gerekir. İşaret ettiğimiz noktaların yasa değişikliği konusunda dikkate alınması, gelişmiş ülkelerde bir sanayi olarak kabul gören agrega sektörünü ülkemizde de böyle bir seviyeye çekmek adına son derece önemlidir. Şimdiye kadar ihmal edilmiş ve madencilik olarak görülmemiş sektör faaliyetlerini belli bir standarda ulaştırmak adına maden kanunu kapsamında ve uzman kadrolara sahip Maden İşleri Genel Müdürlüğü denetiminde kalması Agrega Üreticileri Birliği olarak temennimizdir. Saygılarımızla. Cüneyt ERTUĞRUL
Agrega
Üreticileri Birliği
|
|
Görüş: 3 TOPLANTI SONUÇ BİLDİRGESİ AKP Bursa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Sayın Faruk Çelik ve AKP Bursa Milletvekili Sayın Zafer Hıdıroğlu’nun 3213 sayılı Maden Kanununun iki fıkrasının değiştirilmesi ile ilgili 10.04.2006 tarih ve 2/764 Esas Numaralı Kanun Teklifi ile ilgili bir değerlendirme yapmak amacıyla madencilik sektöründe faaliyet gösteren dernek ve sivil toplum örgüt temsilcileri, 12 Haziran 2006 Pazartesi günü bir araya gelmişlerdir. Değerlendirme sonucu aşağıdaki hususlarda mutabakat sağlanmış olup ortak görüşün ilgili Bakanlıklara, Sayın Milletvekillerine ve İlgili Komisyonlara iletilmesine karar verilmiştir.
SONUÇ: Değerlendirme sonucunda Teklifin Gerekçelerinde bu kadar önemli bir değişime neden olabilecek yeterli sebepler tespit edilememiş, bu nedenle de teklif üzerinde alternatif görüş ve seçenek sunulamamıştır. Toplantıya katılan madencilik sektörü temsilcileri 5177 sayılı Yasa ile değişik 3213 sayılı Maden Kanunun 16 ncı maddesi ikinci ve yedinci fıkralarında herhangi bir değişiklik yapılmaması konusunda hemfikirdir. Ancak, madencilik sektörü bünyesinde barındırdığı dernek ve sivil toplum örgütleri ile birlikte Sayın Milletvekillerimizin yörelerinde yaşadıkları diğer sorunların giderilmesi yönünde konuya anlayışla yaklaştıklarını ve sorunların çözümü konusunda istekli olduklarını, herhangi bir karşıtlık yaratma isteği içerisinde olmadıklarını, sektörün devamında yarar gördüğü mevcut yasal mevzuatın değiştirilmesi konusunda, varsa sorunların giderilebilmesi için gerekçeler açık bir şekilde ortaya konularak sektörle birlikte yapılacak toplantılarda konunun yeniden değerlendirilmesinin ve çözümün sektörle birlikte üretilmesinin doğru olacağı görüşünü, bu ortak kararla ifade etmişlerdir. SAYGILARIMIZLA… ADI SOYADI TEMSİL ETTİĞİ ODA/DERNEK TELEFON Cemil Ökten GEMAD-Genç Maden İşletmecileri Derneği 0212 288 72 80 Eyüp Akdağ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği 0212 296 09 45 Selahattin Kaya Anadolu Madenciler Derneği 0312 417 07 65 Nahit Arı Maden Mühendisleri Odası 0312 425 10 80 A.Uğur Gönülalan Jeofizik Mühendisleri Odası 0312 418 42 20 Sabit Uslu Çimento Müstahsilleri Birliği 0312 287 32 50 Mesut Erkan Agrega Üreticileri Birliği 0216 545 82 00 Dr. Aziz Yağanoğlu LAFARGE Agrega Beton 0216 571 58 58 Süleyman Alkaya Kireç Üreticileri Birliği 0312 351 86 86 Kerim Kurdoğlu Ankara Ticaret Odası Madencilik Komitesi 0312 417 70 40 Ali Demir Ankara Agrega Üreticileri Temsilcisi 0312 473 08 85 |
|
AGREGA ÜRETİCİLER BİRLİĞİ DERNEĞİ Yeniyol sk. Cecanlar İşmerkezi B Blok no:20/5 Kat:3 D:9 Acıbadem - Kadıkoy - İstanbul Tel:0216-5458200/ 3 hat Fax:0216-5458203 |