|

Batı ülkelerinde tüm üretim sektörlerinin
yaptığı gibi, başta inşaat sektörü olmak üzere çeşitli kullanım amaçlarına
yönelik Agrega üreticileri, sektörde standardizyonu ve kaliteyi yaygınlaştırarak,
yerel yönetimler ve kamuyla yaşanan sorunların çözümünü kolaylaştırmak amacıyla
bir çatı altında toplanarak “Agrega Üreticileri Birliği “ ni
kurmuşlardır.
Ülkemizde de özelikle madencilik sektörünün yaşadığı
bürokratik sıkıntılara ve çevresel baskılara, Agrega üretimindeki hukuki statü
sıkıntılarının eklenmesi sonucu karmaşa oluşmuştur. Coğrafi dağınıklık,
verimsiz üretim kapasiteleri, gereksinim farklılıkları, işletmecilerin kendine
ileriye dönük hedefler koyamaması ve Agrega üreticilerinin kurumsallaşma yoluna
gitmemiş olması bu ihtiyacı ertelemiştir.
Bu nedenlerle Agrega Üreticileri Birliği, kuruluş işlemlerini 12
Aralık 2001 tarihinde tamamlamış ve yurt genelinde örgütlenmeyi hedefleyen bir meslek
örgütü olarak, Türkiye’nin her tarafından üyelerce kurulmuştur.
Birliğimizin temel hedefi; deprem kuşağında yer alan yurdumuzda
Agreganın önemini vurgulanarak standartlar ile sektörü ilgilendiren yasal
düzenlemelerin yapılmasında öncülük etmek, sektörün içinde bulunduğu bürokratik
karmaşıklığı giderecek girişimlerde bulunmak, sektör firmalarının üretimde
karşılaştıkları teknik ve hukuki sorunların çözümüne katkıda bulunmak, çevreye
saygılı ve kaliteli Agrega üretimine teşvik etmektir.
Birlik, üyelerinin öncelikle yasal hükümlülüklerini yerine
getirmiş, ruhsat ve izinleri alınmış, TSE Belgeli, çevre bilinci olan ve gerekli
çalışmaları yapan kuruluşlar olmasını dikkate almaktadır. Bu tür kriterleri eksik
olan kuruluşlara gereken teknik desteği ve eğitimi vermek ve böylece sektörde
standardın yükselmesini sağlamak kuruluşumuzun en önemli amaçlarındandır.
Çok kısa bir süre önce kurulan “ Agrega Üreticleri Birliği “
; Maden Kanunun ’da yapılacak değişiklikle ilgili olarak Devlet Bakanı sayın Edip
Safter Gaydalı ve dönemin Maden İşleri Genel Müdürü sayın Fahrettin Cevher ile
görüşerek kendilerine sektörümüzün sorunlarını ve bu yasa değişikliğinden
beklentilerini anlatmıştır. Aldığımız davet üzerine T.B.M.M. Plan ve Bütçe
Komisyonu ‘nda yasa değişikliği ile ilgili görüşmelere katılarak görüşümüzü
bildirmiş, ilgili milletvekilleri, parti yönetimleri, bürokratlar ve çeşitli oda
yöneticileri ile temasa geçerek kulis faaliyetlerinde bulunmuş ve halen ’de
sürdürmektedir. Bunun yanı sıra eğitim çalışmaları programımız doğrultusunda,
sektör çalışanlarımıza “ Patlayıcı Madde Kullanımı ve Yeni Patlayıcı
Ürünler ” konusunda ilk eğitim seminerimiz ücretsiz olarak verilmiştir. Bu
çalışmalarımızın artarak sürmesini planlıyoruz.
Betonu oluşturan girdilerin %75’ini
oluşturan agreganın üretiminde standartlaşmayı görmek güçtür. Standartlara uygun,
kaliteli belgeli agrega üretiminin yaygınlaşması, inşaat sektörüne, ülkenin
ekonomik ve teknik çıkarları açısından, örneğin depreme karşı dayanıklılıkta
katkı sağlar.
Sektördeki olumsuzluklara, yaşanan ekonomik problemler neden
olmaktadır. Madencilik sektörü özelikle günümüzdeki hukuki statü karmaşası ve
bürokratik engeller nedeniyle, gelişmekten öte gerileme noktasına gelmiştir. Maden
kanunundaki kısıtlama ve yasaklamalar ağır ve uzun süre alan, şüpheci,
gerçeklerden uzak bürokratik işlemler ve romantik çevresel baskılar bu durumun
başlıca nedenleridir.
Sıraladığımız bu güçlük ve sıkıntıların ötesinde,
çimento, asfalt, kireç ve hazır beton sektörlerinin ana girdisi olan agrega
üretimindeki bu ağır şartlar yatırımcıyı sektörden uzaklaştırmaktadır.
İhtiyacımız olan kalker, tras ve marn gibi hammaddeler, maden mevzuatına göre değil,
Osmanlı döneminden kalma Taşocakları Nizamnamesi uyarınca çok zor izin verilerek
çalıştırılmaktadır. İl Özel İdarelerinden alınan bu ruhsatlar, mülkiyet izni ve
ruhsat süresi ile sınırlıdır. Bu süreler de 3-5 yıl gibi kısa olmaktadır. Bu ek
olarak yıllık bazda ücret tespiti yapılmakta ve Bayındırlık fiyatları esas
alınmaktadır.
Elbette böyle kısa süreler için oldukça büyük yatırım ve
ağır koşullar agrega üretimi konusunda çalışmayı imkansız hale getirmektedir.
Zira madencilik faaliyetlerinin her aşaması riskli ve yatırımın geri dönüş süreci
uzundur.
Tüm bu sorunların çözüme kavuşması için platform oluşturmak ve
birlikte hareket etmek gerekliliği birliğimizin kuruluşunu sağlamıştır. Yasal
zeminde, bize bürokrasi ile olan sorunlarımızı çözme yollarını aramak,
sektörümüzün toplum ve çevre görüşleri çerçevesinde çözüm üretmek başlıca
hedefimizdir. Ülkemizin yaşadığı ağır kriz sonrasında piyasada canlanma ile
birlikte artmasını umutla beklediğimiz talepler ve mevzuatlardaki bazı
değişikliklerle, yaşadığımız sorunların da bir ölçüde rahatlayacağını ümit
etmekteyiz. Hem yasal hem de mali açıdan ileriye güvenle bakılabilecek bir ortamda
sektörün kendi içinde bir düzene ve rehabilitasyona yönelmesi kaçınılmazdır.
Özelikle bu konu, kamu oyunda sektörümüze olan bakışı olumlu yöne çevirecektir.
 Yaşanabilir çevrenin ana girdisi olan agrega üretiminin her açıdan
çağdaş düzeye getirilmesi çok önemlidir. Agrega Üreticileri Birliği
olarak üyelerimizle birlikte, sözünü ettiğimiz sorunların çözümü
konusunda ülke genelinde ve kısa zamanda güçlü bir meslek örgütü
olacağımıza inancımız sonsuzdur |